İçeriğe geç
MESELENİN ÖZÜNE

Bir adım
daha yakın.

DİJİTAL DÜŞÜNCE GAZETESİ
Ekonomi ve Toplum / BAŞYAZISS-B04-20260917

Beyaz torbanın ağırlığı

Bu kış üç şey aynı anda kapıya dayanıyor: 100 doları aşan petrol, üç yıl sonra faiz artıran Fed ve kömür piyasasının yeni düzeni. Üçünün kesiştiği yer, kalorifer faturasını değil kömür torbasını hesaplayan hanedir. O haneyi düşünmeyen hiçbir ekonomi yazısı tamam değildir.

BAŞ EDİTÖR · MUSTAFA YILDIZ6 DK
KÖŞEEkonomi ve Toplum
YAZARBaş Editör Mustafa YILDIZ

Olgu ile yorum ayrımını koruyan, kişisel polemiğe girmeyen ve çözüm arayan SonSinyal yazısı.

Eylül ortasında iki haber yan yana düştü. Biri Washington'dan: Federal Rezerv, 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırdı, çeyrek puanla yüzde 3,75-4,00 aralığına çekti. Öteki Ankara'dan, Resmî Gazete'nin 16 Eylül sayısından: Katı Yakıtların Kontrolü Yönetmeliği. İlki bütün ekranlarda, ikincisi neredeyse hiçbir yerde. Oysa Türkiye'de milyonlarca hanenin bütçesine ikisi de aynı kapıdan girecek.

Petrol yükselince kömür ucuzlamaz

Brent 107 doları gördü. Enerji faturası büyüdükçe dolar/TL 48,66'ya kadar yükseldi, dış borçlanma maliyeti arttı, altın oynaklaştı. Bunların hepsi doğru ve bunların hepsi, apartmanda doğalgazla ısınan orta sınıfın dünyasına aittir. Türkiye'de hâlâ sobayla ısınan, kışı torba hesabıyla geçiren büyük bir kesim var. O kesimin faturası döviz kurundan değil, kömürün kalitesinden, fiyatından ve yardım listesinde adının olup olmamasından oluşur.

Yeni yönetmelik bu dünyaya sessizce ama derinden dokunuyor. Isınma kömürü renk kodlu torbalarda satılacak; yeşil ithal, mavi ve sarı yerli, gri kırsal, beyaz ise bedelsiz dağıtılan kömür. Her torbada belgeye ulaştıran bir kare kod olacak. Şu kadarını açık yazayım: torba hükümleri 1 Haziran 2028'de yürürlüğe giriyor; bu kış sobaya giren torba, eski torbadır. Ama takibin omurgası bugünden işliyor. Depodan çıkan her sevkiyat yirmi dört saat içinde Katı Yakıt Modülü'ne işlenecek, bir yılda iki ceza alan satıcının belgesi iptal edilecek, kükürt ve kül sınırını tutmayan kömürün satışı sistem üzerinden durdurulup piyasadan toplatılacak. Torba iki yıl sonra değişecek; kömürün nereden gelip nereye gittiği bu kıştan itibaren kayda giriyor.

Beyaz torba bir yardım değil, bir sözleşmedir

Beyaz torbayı yıllardır biliriz. Kamyonlar mahalleye girer, isimler okunur, torbalar indirilir. Bu düzenin bir onur boyutu vardır ve o boyut çoğu zaman görmezden gelinir. Yardım kömürü kötü çıktığında, bacadan kara duman tüttüğünde, soba erken söndüğünde bunu kimse şikâyet etmez; çünkü şikâyet edecek olan, torbayı bedelsiz alan hanedir. Yeni düzende beyaz torba da aynı kalite sınırına, aynı belgeye, aynı sevkiyat kaydına ve 2028'den itibaren aynı kare koda bağlanıyor. Bu, yardım alan haneye "sana verilen kömür de denetlendi" demektir. Devletle vatandaş arasındaki sözleşmenin en sessiz maddelerinden biri, ilk kez yazılı hâle geliyor.

Ben bunu takdirle karşılıyorum ve bir eksiğini de açık yazıyorum. Denetim sıkılaşınca sınırın altındaki ucuz kömür piyasadan çekilir; bu, yardım almayan ama torba hesabı yapan haneyi doğrudan vurur. Yönetmelikte bu fiyat etkisine karşı tek satır yok. Fed'in artışı ve petrolün seyri kur üzerinden bu haneye zaten ulaşıyor; bir de kömürün pahalılaşması eklenirse, kural doğru olsa bile kış yanlış geçer.

Şehrin havası kimin malı

Asıl mesele bacadan çıkan dumandır. Kış aylarında iç ve doğu illerimizde hava kalitesinin bozulmasında ısınma kaynaklı kömürün payı büyüktür; bunu ölçüm istasyonları söylüyor, mahalleli zaten biliyor. Bir şehrin havası, o şehirde yaşayan herkesin ortak malıdır; en yoksul mahallenin sobası da en varlıklı sitenin balkonu da aynı havayı solur. Kaliteli kömür, bu anlamda bir çevre meselesi olduğu kadar bir adalet meselesidir: dumanı en çok soluyan, dumanı en çok üretmek zorunda bırakılan hanedir.

Bu yüzden yönetmeliğin dijital omurgasını önemsiyorum. Sevkiyat verisi hangi kömürün hangi ilçeye gittiğini gösteriyor; hava kalitesi ölçümüyle yan yana konduğunda, kâğıt üstündeki kuralın sokakta tutup tutmadığı ilk kez sayıyla görülecek. Belediyeler bu veriyi görmeli, görünce de kaçak kömürün girdiği mahalleye kamyon değil denetim göndermeli.

Ne yapılmalı

Üç şey istiyorum ve üçü de mümkün. Birincisi: bedelsiz kömür alacak hane listesi, sıkılaşan denetimin fiyat etkisi hesaba katılarak bu kış genişletilmeli; sınırda kalan hane, listeye alınmalı. İkincisi: Katı Yakıt Modülü'ndeki sevkiyat verisi il bazında belediyelerle paylaşılmalı ve hava kalitesi verisiyle birlikte yayımlanmalı; kural kamuya açık veriyle denetlenir. Üçüncüsü: mahalle kömürcüsüne yirmi dört saatlik bildirimi kolaylaştıracak basit bir telefon arayüzü verilmeli; kayıtlı esnafı bezdiren kural, kayıt dışını güçlendirir.

Fed'in çeyrek puanı Türkiye'de kaç puan eder, önümüzdeki aylar gösterecek. Beyaz torbanın kaç kilo ettiğini ise bu kış her mahalle görecek. İkisini aynı sayfada okumayan bir ekonomi anlayışı, bu ülkenin yarısını görmüyor demektir.

Kaynaklar